Bizi takip edin

Haber

Şiddetin yarattığı travma tehlikeli boyutlarda, barış sağlanamazsa katmerleşecek!

->

-> 260

 

Bölgede yaşanan çatışmalı süreçle birlikte derinleşen ve normalleştirilen şiddeti değerlendiren DİTAM çalışanı Dilan Kaya, toplumsal barışın sağlanmaması durumunda bu şiddet ve yol açtığı travmanın katmerleşeceği uyarısında bulundu

Bölge kentlerinde ekonomik, siyasal ve toplumsal konular üzerinde saha araştırmaları yapıp, veriler oluşturan ve çözüm önerileri sunan bir kuruluş olan Dicle Toplumsal Araştırmalar Merkezi çalışanı Dilan Kaya, artan şiddet ve yol açtığı travmanın özellikle bölgede yaşayan yurttaşlar üzerindeki etkisini değerlendirdi. Sahada yaptıkları gözlemlerde şiddet ve travmanın ne kadar derin olduğunun ortaya çıktığını paylaşan Kaya, “O aileler adına bir söz söylemek çok zor. O ailelerin yaşadığı travma da çok zor. Örneğin biri bombardımanın sesini duyuyor, biri önünde öldürülen birini görüyor. Biri evinin içerisinde mahsur kalıyor. Herkesin travması o kadar farklı ve kademeli ki, bunu yorumlayabilmek çok zor. Yaşanan bu şiddetin, bir hak ihlali olduğunu topluma anlatmak gerekiyor. Bizim bir yaşam, eğitim, barınma, sağlık hakkımız var ve bu ülkenin vatandaşıysak ve bir sosyal devlet içerisinde yaşıyorsak, bunların hepsi bir yardım değil, bir haktır. Belki de bunu ailelere bu noktada gidip anlatarak sıradanlaşmaması gerektiğini anlatabiliriz, ancak ailelerin ekonomik ihtiyaçları bu hak ihlallerinin önüne geçtiği için bunları hak ihlali olarak görmüyor” diye konuştu.

Ailelere destek olunmalı

Yaşanan travma ve maruz bırakıldıkları şiddetle ilgili ailelerin herhangi bir destek almamaları durumunda her şeyin daha da zorlaşacağı uyarısında bulunan Kaya, çatışmalardan kadınlar ve çocukların en çok etkilenen kesim olduğunu sözlerine ekledi.

‘Yaşam ve huzur şiddet sarmalıyla bağlantılı’

Kaya, toplumsal barış ortamının sağlanmaması ve bununla birlikte sivil toplum kurumlarının da OHAL ile birlikte kapatılmasının bu travma sürecini katmanlaştırdığının altını çizen Kaya, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu tedavi süreçleri bir yıl iki yıllık bir süreç değil. Toplumdaki bu şiddet ortamı değişmediği sürece insanların destek alması da her zaman çözüm değil. Bu şiddet kentte her gün üretiliyorsa ya da toplumsal huzur sağlanamıyorsa, her zaman sizin bu desteği almanız sonuç vermez. Bu anlamda acil bir eylem planı yapılmaması ve acil desteklerin oluşturulmaması bu travmayı katmanlaştıran bir süreçtir. Bölgede yaşanan çatışma ve şiddetin psikolojik ve fiziksel olarak kendini halen devam ediyor. Kentteki yaşam ve huzurun şiddet sarmalıyla bağlantılıdır. Bir kentin huzurlu bir yaşam bürünmesi için fiziksel yaşam çok önemlidir. Yarattığınız mekândaki duruş kentin huzurunu etkiler. Örneğin kentte yaratığınız sınırlar bu gerek arama noktaları gerek barikatlar gerek se örülmüş duvarlar olsun bir şekilde bu sınırlar hem toplumsal huzuru ve yaşamı şekillendiren olaylardır hem de şiddet sarmalını destekler. Kentte yaşanan bu durumları görmemek şiddete gözünü kapatmak olur” dedi.

HABER MERKEZİ