Bizi takip edin

Ekoloji

‘Gerilla bahçeciliği’ Roma Bostanı

->

-> 41

Roma Bostanı’nın ranta açılmasına karşı açılan davanın emsal kararla sonuçlanmasına ilişkin Roma Bostanı İnsanları’ndan Sevil Baştürk, ‘Bu zaten akıl dışı bir projeydi’ dedi                                             

Gülcan Kılagöz / İstanbul

Dünyanın birçok yerinde genellikle terk edilmiş ve gözden çıkarılmış  alanlar üzerinde yapılan ve ekolojistlerin ‘gerilla bahçeciliği’ olarak adlandırdığı bostanlardan biri olan Roma  Bostanı, ranta karşı verdiği mücadeleyi kazandı. Cihangir’in Kılıçali Paşa Mahallesi’de bulunan  Roma Bostanı İnsanları’ndan Sevil Baştürk’le verdikleri mücadeleyi ve gelinen aşamayı konuştuk.  2011 yılında semt derneklerinin açtığı davanın ardından 2015 yılında  bostana başladıklarını belirten Baştürk, buranın  mahallede son kalan yeşil alan olduğunu, ancak bostandan önce çöplük  içinde olduğu için belediyenin krimalize ederek  halkı yanına çekme çabasında bulunduğunu söyledi. Parka bakmak zorunda olan belediye değilmiş gibi 10 yıldır bakımsızlığından bahsettiğini dile getiren Baştürk, belediyenin plan kapsamınında bostanın hemen yanında inşaata başladığını kaydetti.

Mahkemenin devam ettiği sırada uygulamaların da özel izinlerle devam ettiğini, sosyal tesis inşaatı, hiyerarşik ve askeri sistemlerle yapıldığını kaydeden Baştürk, “Halkın ihtiyacı gözetilmeden, senin burada buna ihtiyacın var, diye planlarla işleniyor. Buna hocalar, üniversiteler, danışmanlar karar veriyor. Bu teknik bir konuymuş gibi birileri karar veriyor ve bize hiç anlatılmıyor” dedi. Cihangir’de kaldırımlarda yaşadıklarını, yeşil alanlarının kalmadığını belirten Baştürk, “Burası da son kalan yeşil alanlarımızdan biri” dedi. Planlarla Beyoğlu’nu bir boşluğa çevirmek üzerine yapıldığını söyleyen Baştürk, “Otapark alanları, yayalaştırma yerleri. Planları zaten uygulanıyor olması bile akıl dışıydı” şeklinde konuştu. Mahallede zaten 350 kafenin bulunduğunu belirten Baştürk, “4 tane 3 katlı bina. Sosyal ve Kültürel Tesis. Ne demek sosyal ve kültürel belli değil. Birileri ihtiyaç görmüş ve bunu plana işlemiş. Bizim son ihtiyacımız sosyal tesis” dedi.

Yerel yönetimlerde halkın söz hakkı olmalı

Halkın yapılan planlardan ancak kepçeler çalışmaya başlayınca haberinin olduğunu söyleyerek direnilmesi gerektiğini ifade eden Baştürk, “Bizim Cihangirliler, İstanbullular olarak da buna gücümüz yeteceğine inanıyorum. Emeğimizle bunun takipçisi olup, planlamalarda sözümü söyleyeceğiz. Bizlerin yerel yönetimlerde söz hakkı olmak zorunda. Çünkü bu benim yaşam alanım” dedi.

4 mevsim ürün alıyoruz

Ne istediklerini, şehir insanının hiçbir şeyi değiştiremiyorsa bile mahallesindeki ekosistemi değiştirebileceğini göstermek için mücadeleye başladıklarını dile getiren Baştürk, “Yani şehir insanın emeğinin kendi geleceği için kullanması gerektiğine inanıyoruz. Kendi gıdamızı insanların erişmesinin ne kadar kolay olduğunu gösterebilmek için yaptık” dedi. Hep geleceği hayal ettiklerini belirten Baştürk, insanların sembolik gördüğünü ancak kendilerinin profesyonel bir iş yaptığını kaydetti. Roma Bostanı’nına permakültür tasarım uyguladıklarını söyleyen Baştürk, “Bostan sadece şu sebze yataklarından ibaret değil. Çünkü bir iddiamız vardı. Şöyle ki biz buradan dört mevsim ürün alıyoruz. Burayı bir yeşil alan olarak tasarladık” diye konuştu.

Çocuklara yemek yaptık

Bostanın gıda ormanı olduğu zamanda kendi kendine yetebilen, bir müddet sonra insanların bakımına ihtiyaç duymadan ürün verebileceğini vurgulayan Baştürk, aldıkları ürünleri Göçmen Dayanışma Mutfağı’nda yemek yaparak göçmen çocuklarına dağıttıklarını söyledi. Ara bir zaman (Mevsim geçişi) olmasına rağmen bostanın çok verimli olduğunu dile getiren Baştürk, “Burada biber, domates, fesleğen, kekik, nane, kabak, böğürtlen, dut, elma, lavantalar, katır tırnakları var” diye sıraladı.

Akıl dışıydı

2011’de başlayan dava süreci iki bilirkişi raporunun ardından kazanımla sonuçlanıyor. Ne zaman kepçelerin önüne oturulsa kaybediliyor diyerek konuşmasını sürdüren Baştürk, “Tabi koca planlamada biz sadece çok küçük bir unsuruz. Ama yeşil alanlar konusunda çok önemli bir direniş şekli olduk” ifadelerini kullandı. Bostanın olduğu yerin 2009 Arkeolojik park ilan edildiğini belirten Baştürk, “Beyoğlu’nu koruma amaçlı imar planı diyor ama, korumama amaçlı. Bu zaten akıl dışı bir projeydi onun için iptal olmasını da normal görüyorum” dedi.